klasik tatlar ve yorumu


Bu blog da verilen tarifleri okurken, hani söylenir ya insanın gınası geliyor diye. Evet öyle.. Tariflerim fazlasıyle ayrıntılı, yazılmıştır. Biryerlerde birileri bu blog için şunları yazmış:
Tavsiye
Üstte söz edildiği gibi, (Blog içeriği, mutfak işlerine yabancı olmayan ve leb denmesini beklemeden lebi diyen bireyler için hazırlanmıştır. O nedenle detaylara girilmemiştir) Eğer bu tarifler sizin için yeterli bulunmuyorsa burdan pösteki sayarcasına hazırlanmış tariflere ulaşabilirsiniz.

İlgili diyor ki; kardeşim benim bloğumdan yararlanman için, az çok yemek yapmasını bileceksin, ya da aşçı olacaksın diyor. Doğru veya yanlış, o bloğun kendine göre stratejisi bir şey diyemem. Ama o satırlar arasında vurucu bir cümle, bu postu yazmama neden oldu. İşte o cümle, (Eğer bu tarifler sizin için yeterli bulunmuyorsa burdan pösteki sayarcasına hazırlanmış tariflere ulaşabilirsiniz)

Burdan sözcüğüne link verildiği site, Klasik Tatlar benim sitem. Amacı ne olursa olsun, yazılan sözlere karşı sözlerim olacaktır. Klasik Tatlar, tariflerini hayatında hiç mutfağa girmemiş veya girdiği halde kendini geliştirememiş bireyleri hedef kitle olarak saymıştır. Tariflerin ayrıntılı olarak anlatılması bu yüzdendir. Herkes gibi ben de biliyorum ki, yemek pişirmek bir kaç yöntemden oluşur.

Hazırlanan yemekte önemli olan; pişerken malzemelerin şekil değiştirmemesi, lezzetlerin birbirine karışmaması ve yemeğin kendine yetecek kadar sosu bulunması gerekir. Yani, hazırlanan yemek içerisinde kullanılan malzemelerin lezzetleri tencere içerisinde değil, damakta buluşmalıdır. Ve benzer sözler çoğaltılabilir. Bu sebeplerle Klasik Tatlar yemeğini ocakta ağır ateşte pişirir, az gaz yansın da tasarruf edelim diye değil. Bu uygulanan yöntem, yemek pişirme yöntemlerinin en ideal olanıdır ve başlı başına bir ekoldür. Bu yöntemle yemeğiniz geç pişer ama, tencerede lezzet ve görüntü bakımından dert pişmez.
Saygılarımla,
Klasik Tatlar



Posted in Web